Kyoto mu Türkiyemi İmzalayacak?

Yazar türklerklanı : Karisik

Bugün ferhadın blogunda okudğun bir yazı tekrar kyoto ateşimi çıkardı meydana.Burda hem Türkiye küresel ısınmaya önlemler alınsın diyor hemde kyotoyu imzalamıyor kyotoyu imzalamayan 3 ülkeden biriside Türkiye Amerika diğer ülkeyi unuttum.Ama ferhad çok güzel bir bilgiyle anlatmış.Çokda iyi bir yere değinmiş işte ferhaddaki yazı.

 

Geçen yıl Türkiya Kyoto’yu İmzala kampanyası vardı. Ben de İnternet üzerinen imzamı atmıştım. Tabi sonuç pek etkili olmadı. Şimdi yine bir kampanya. Geçen yol ki kampanyaya katıldığım için bana bir mail atmışlar, şöyle diyor;

Sayın Ferhad Fidan,
Bu maili, “Türkiye Kyoto’yu İmzala” kampanyasına destek verdiğiniz için alıyorsunuz.
16 Şubat - 26 Nisan 2007 tarihleri arasında yürütülen imza kampanyasında hem internet üzerinden, hem de elden imza toplanmış ve iki ayda toplanan 168.498 imza TBMM Başkanlığı’na teslim edilmişti.
Bu imzalardan biri de size aitti. Verdiğiniz destek için çok teşekkür ederiz.
İmzaların tesliminden 2 gün sonra, 28 Nisan günü İstanbul’da, Kadıköy Meydanı’nda yaptığımız “Başka Bir Enerji Mümkün-Türkiye Kyoto’yu İmzala” mitinginde de yaklaşık 10.000 kişi vardı. Ancak mücadelemiz bitmiş değil. Hükümeti Kyoto Protokolü’nü bir an önce imzalamaya davet etmek ve küresel ısınmayı durduracak önlemler almasını sağlamak için sokaklarda olmalıyız.

Önümüzdeki ay, 8 Aralık 2007 Cumartesi günü yine Kadıköy Meydanı‘nda olacağız.
“Türkiye Kyoto’yu İmzala - İklim Değişikliğini Durdur!” sloganıyla yapacağımız bu mitingde çok daha kalabalık olmak istiyoruz.
Bu miting dünyanın 75 ülkesinde aynı anda yapılacak (http://www.globalclimatecampaign.org).
Daha önce 3 Aralık 2005 ve 4 Kasım 2006′da da katılmış olduğumuz bu küresel eylem günleri, bu yıl yine Kyoto’ya taraf olan ülkelerin Endonezya’nın başkenti Bali’de yapacağı zirve toplantısının hemen öncesinde hükümetlere seslenmek amacını taşıyor ve Kyoto Protokolü üzerine yaşamsal kararların alınacağı bu toplantıya etki etmek son derece önemli.
Bilgilendirme mesajlarıyla gelişmeleri sizlerle paylaşmaya devam edeceğiz.
Sizi de, 8 Aralık Cumartesi günü İstanbul Kadıköy meydanında yapacağımız mitinge davet ediyoruz. Miting saat 11.00′de Kadıköy Tepe Nautilius önünden başlayacak.
Türkiye Kyoto’yu İmzala! İklim Değişikliğini Durdur!
Güneş, Rüzgar Bize Yeter!
Daha fazla bilgi için:
Mitingi düzenleyen Küresel Eylem Grubu’nun sayfası http://www.kureseleylem.org
Türkiye Kyoto’yu İmzala! imza kampanyasını düzenleyen ve mitingi destekleyen Yeşiller’in sayfası http://www.yesiller.org
Mitingin düzenlenmesine katkıda bulunmak isterseniz Küresel Eylem Grubu toplantılarına katılabilirsiniz.
İletişim için: Email: kureseleylemgrubu@gmail.com Tel: 0536 888 8367
Türkiye Kyoto’yu İmzala!
Bu aralar da iyi çevreci takılıyorum ben ya. 8 Aralık’taki mitinge katılamam ama en azından katılabilecek olanları bilgilendirelim değilmi.

ACaba Birisi Burdaki Robotların Kime Ait Oldugunu Söyleyebilirmi

Yazar türklerklanı : Karisik

Photo Sharing and Video Hosting at Photobucket

 

Ya istatistikelrime bakıyordumda 29 arama motoru gelmiş bugüne kadar tanımadıgım hotbot altavista hit24 google msn yahoo internetseer.com opera indylibrary özellikle knowbe ve bunlar gibi daha var ilk defa duydum bu arma motorlarımı bunlar yoksa nedir cirit atıyorlarda blogumda günlük normal ziyaretçiden çok onlar var

GÖKÇE KIRGIZ KALBİME GÖMERİM O ZAMAN ŞARKISININ SÖZLERİ

Yazar türklerklanı : Karisik

KALBİME GÖMERİM O ZAMAN

Sonunda bitti galiba
Görüyorum
İçimde can çekişlerini
Duyuyorum
Sözlerin çok acıtıyor
Ölüyorum
Keşke baştan söyleseydin
Gidiyorum
Nasılsa koymaz sana
Biliyorum

Kalbime gömerim o zaman
Unutupta silerim o zaman
Alt tarafı aşk bu da işte
Vazgeçilmez misin aman...

Sanane ki ağlıyorsam
Deli gibi istiyorsam
Hala seni seviyorsam
Sanane anlamıyorsan...

Yalanmış demek herşeyin
Bilemedim
Saklamışsın nefretini
Göremedim
Olmayınca olmuyor
Sen sevemedin
Yazılmış kadere ayrılık
Silemedim
Alıştım zor olsa da
Kabullendim

Kalbime gömerim o zaman
Unutupta silerim o zaman
Alt tarafı aşk bu da işte
Vazgeçilmez misin aman...

Sanane ki ağlıyorsam
Deli gibi istiyorsam
Hala seni seviyorsam
Sanane anlamıyorsan...

İslam Tarihi

Yazar türklerklanı : Karisik
İslamiyet'ten Önce Orta Asya'da Kurulan Türk Devletleri
Türkler'in İlk Ana Yurdu
İlk Türk Devletlerinde Kültür ve Uygarlık
İslamiyet'in Doğuşu
Hz. Muhammed Dönemi
Mekke'nin Fethi
Dört Halife Dönemi
Emeviler Dönemi
Abbasiler Dönemi
İslam Kültür ve Uygarlığı
İlk Müslüman Türk Devletleri
Büyük Selçuklular
Türkiye Tarihi
Orta Asya ve Yakın Doğu'da kurulan Diğer Müslüman Türk Devletleri
Müslüman-Türk Devletlerinde Kültür ve Uygarlık
İslamiyet'ten Önce Orta Asya'da Kurulan Türk Devletleri

Türkler'in İlk Ana Yurdu

Türkler'in ilk ana yurdu Orat Asya'da; Batı'da Hazar Denizi'nden Doğu'da Kingan Dağları'na, Kuzey'de Altay Dağları'ndan Güney'de Hindukuş ve Karanlık Dağları'na kadar uzanan bölgedir.

Bu bölge, coğrafi yapısı ve iklim şartlarının da elverişli olması nedeniyle Türkler tarafından Ana Yurt olarak tercih edilmiştir.

Göçebe kültürünün sonucunda şu durum ortaya çıkmıştır.

Merkezi yapı güçlenememiş,

Teşkilatçı özellik gelişememiş,

Mimari ve şehircilik ortaya çıkmamış,

Ekonomi, hayvancılığa dayalı kalmış,

Askeri yapıysa gelişmiştir.


Türkler'in Orta Asya'dan Göç Etmenlerinin Nedenleri :

Topraklarının tarıma elverişsiz olması,

Hayvanlar için otlakların yetersiz olması,

İklim koşullarının değişmesi nedeniyle kuraklık ve şiddetli kış yaşanması,

Türk boyları ve yabancı kavimlerle yapılan mücadelelerdir.

Asya Hun (Büyük Hun) Devleti

Merkez Ötügen olmak üzere Orhun ve Selenga nehirleri çevresinde kuruldu.

Tarihte bilinen ilk Türk devletidir. Devletin kurucusu ve ilk hükümdarı Teoman'dır.

Çinlilere karşı seferler yaptılar, Çinliler de bu seferleri durdurmak için Çin Seddi'ni yapmak zorunda kalmışlardır.

Teoman'ın oğlu Meta Han döneminde; diğer Türk devletlerine de örnek olacak "onluk sistem"e dayalı ilk düzenli Türk ordusu kuruldu.

Asya Hun Devleti'nin Yıkılışı

Mete Han'ın ölümünden sonra oğulları ülkeyi iyi yönetemediler.

Çin entrikaları ve bu devletle yapılan savaşlar ülkeyi zayıflattı.

İpek Yolu'nun Çin kontolüne geçmesi nedeniyle Hun ekonomisi bozuldu.

Artan Çin baskısı nedeniyle ülke iyice zayıflayarak Doğu ve Batı olarak ikiye ayrıldı.

Kavimler Göçü :

Çin baskısından kaçan Kuzey Hunları, M.S. 375'de Batı'ya göç etmeye başladılar. Hun göçleri sonunda Karadeniz'in Kuzeyi'ndeki Germen kavimleri Batı'ya göç etti. Doğu Germen kavimlerinin göçü sonucunda , Roma İmaparatorluğu, M.S. 395 tarihinde, Doğu ve Batı olmak üzere ikiye ayrıldı.

UYARI : Avrupa'ya ve Anadolu'ya ilk Türk akını bu dönemde düzenlenmiştir. Bu akınlar Anadolu'ya yerleşme ve yurt edinme amacı taşımamaktadır.

Avrupa Hun Devleti

M.S. 400'lerde başkent Etzelburg olmak üzere Avrupa Hun Devleti kuruldu. Bu sırada Hun hükümdarı Balamir'di.

Avrupa Hunları'nın en ünlü hükümdarı Attila'dır.

Attila, 447 yılında büyük bir ordu ile Doğu Roma (Bizans) üzerine yürüdü ve onları vergiye bağladı.

451 yılında Batı Roma İmparatorluğu üzerine ve 452 yılında da İtalya üzerien iki büyük sefer yaptı.


Göktürk Devleti

552'de Avarlar'a karşı isyan ederek, Bumin Kağan önderliğinde Ötügen merkez olmak üzere kuruldu.

Tarihte Türk ismini devlet isimlerinde kullanan ilk topluluktur.

Bumin Kağan'ın yerine geçen Mukan Kağan zamanında devlet en parlak dönemini yaşadı.

İstemi Yabgu döneminde Bizans ile Sasani Devleti'ne karşı büyük mücadeleler yapıldı.

Göktürk Devleti, Çin entrikaları sonucu, 582 yılında Doğu ve Batı Göktürkler olarak ikiye ayrıldı.

UYARI : Bu dönemde İpek Yolu, Göktürk, Sasani ve Bizans Devletleri'ni karşı karşıya getirmiştir. İlk Türk-Bizans ittifakı Sasaniler'e karşı bu dönemde olmuştur (571). Hedef doğu-batı ticaretini ele geçirmektir.


II. Göktürk (Kutluk) Devleti

682 yılında Kutluk Kağan önderliğinde kuruldu.

Ünlü hükümdarları Bilge Kağan döneminde, vezirleri Kültigin ve Tonyukuk ile birlikte, en parlak dönemlerini yaşadılar.

Bilge Kağan'ın ölümünden sonra zayıflayarak Basmil, Karluk ve Uygurlar'ın isyanı sonucu yıkıldılar.

UYARI : Türk tarihinin ve Türk edebiyatının ilk yazılı kaynağı olarak kabul edilen Orhun yazıtları bu dönemde yazılmıştır. Bu yazıtlarda Göktürk Tarihi ve Türk Uygarlığı hakkında önemli bilgiler verilmektedir.

Uygur Devleti

Yerleşik yaşamı benimseyen ilk Türk topluluğudur.

Budizm ve Maniheizm'i benimsediler.

Çin'den sonra matbaayı geliştirerek ikinci kez kullanılan ve hareketli harfleri icat ettiler.

840 yılında Kırgız Türkleri tarafından yıkıldılar.

UYARI : Budizm ve Maniheizm Uygurların hem mimari alanında hem de savaşçı özelliklerini kaybetmelerinde etkili olmuştur.

Kırgızlar, Uygurları yıkarak Türk yurdunun Moğollar'ın eline geçmesine neden olmuşlardır. Bu yüzden Türk tarihinde olumsuz anılmışlardır.

Avarlar

En ünlü hükümdarları Bayan Kağan döneminde Doğu Roam İmparatorluğu üzerien bir çok sefer yaptılar.

Sasanilerle birleşerek ilk defa İstanbul'u kuşattılar fakat ele geçiremediler.

Hristiyanlığı kabul eden Türk topluluklarındandırlar.

istanbul'u ikinci defa kuşattılar fakat bundaki başarısızlıkları zayıflamalarına sebep oldu ve 805 yılında Franklar'ın saldırısı sonucunda yıkıldılar.

UYARI : İslamiyet'i kabul eden boylar bugünkü Kazan Türklerinin temelini oluşturur.

Bulgarlar

Orta Asya'dan ve Oğuzlar'dan koparak Batı'ya göç eden kabilelerin birleşmesiyle oluştular.

Bir kısım Bulgar Türkleri Volga Nehri çevresine gelerek İdil (Volga) Bulgar Devleti'ni kurdular. Bu devlet 1236 yılında Altın Ordu Devleti tarafından yıkıldı.

Türk boylarına gelen diğer Bulgar Türkleri burada Tuna Bulgar Devleti'ni kurdular. Tuna Bulgarları zamanla Slavlaşarak ve IX. yüzyılda da Hristiyanlığı kabul ederek tarih sahnesinden silindiler.

Hazarlar

Hazar Türkleri tarafından Karadeniz'in kuzeyi ile Kafkaysa arasında kuruldu.

Hz. Ömer ve Hz. Osman zamanında İslam ordusu ile mücadele ettiler.

Hazar Türkleri, Museviliği kabul eden ilk Türk topluluğu olduklarından İslamiyet'in Avrupa'da yayılmamasında etkili oldular.

UYARI : Museviliği daha çok merkez yönetiminde bulunanlar kabul etmişlerdir. Halk arasında ise daha çok Hristiyanlık, Müslümanlık ve Şamanizm görülür.

Macarlar

Macar boyları Peçenek baskısı sonunda bugünkü Macaristan'a yerleştiler.

Avrupa'nın batısına ve güneyine akınlar yaptılar.

995 yılında Germen Kralı'nın karşı akını sonucunda büyük yenilgi aldılar.

Bu tarihten itibaren yavaş yavaş Hristiyanlaşarak kültürel özelliklerini kaybettiler.

UYARI : Macarlar, Hristiyanlığın Katolik mezhebini benimseyen tek Türk boyudur. Dinlerindeki değişim devlet yapılarına yansımış, boylar birliğine dayalı siyasi yapıdan, krallık sistemine dayalı bir yapıya geçmişlerdir.

macarlar aynı zamanda, Germenlerin Balkanlara inmesi ve Balkanlardaki Slavlarla kuzeydeki Slavların birleşmesini engellemişlerdir.

Peçenekler

Göktürk ve Uygur hakimiyetinde yaşadıktan sonra, X. yüzyılda Batı'ya göç ettiler. Macar ve Rus tarihinde etkili oldular.

XI. yüzyılda Hristiyanlığı kabul ettiler.

Malazgirt Savaşı'nda Oğuzlarla birlikte Bizans ordusuda yer aldılar.

1091 'de Kıpçaklarla yaptıkları bir savaşta yenildiler ve giderek dağıldılar.

UYARI: Peçenekler, Bizans ordusunda ücretli asker olarak görev almıştır. Bizans, Peçenekler'in bazılarını da Anadolu'ya yerleştirmiştir.


Kıpçaklar (Kumanlar)

Kıpçaklar, XI. yüzyılın başlarında Moğollar'ın baskısıyla Orta Asya'dan göç ederek Doğu Avrupa'ya geldiler.

Ruslarla büyük mücadeleler sonucunda Ruslar'ın Karadeniz'e inmelerini engellediler.

Zamanla ortadan kalktılar.

UYARI : Kıpçakların Seyhun Irmağı boylarında Oğuzlarla yaptıkları savaşlar, Dede Korkut Hikayeleri'ne konu olmuştur.

Oğuzlar

Oğuzlar başta Selçuklu ve Osmanlı olmak üzere daha bir çok Türk devletinin kurucuları olarak bilinirler.

Göktürk Devleti yıkıldıktan sonra Uygurların hakimiyeti altına girdiler.

Uygurların yıkılmasından sonra başkent Yenikent olmak üzere devlet kurdular.

Malazgirt Savaşı'nda, Bizans ordusunda yer aldılar.

UYARI : Oğuzların tarihte büyük devletlerin kuruluşunda etkili olmaları Türk toplulukları içinde en önemli boy kabul edilmelerine neden olmuştur. Türk toplulukları içinde İslamiyet'i kabul eden Oğuzlara "Türkmen" denilmiştir.

Uzların bir kısmı Hristiyanlığı kabul ederek Hristiyanlaşmışlar, Kafkasya'nın güneyine inen diğer bir kısmı ise İslamiyet'i kabul ederek Müslümanlaşmışlardır.

Türgeş Devleti

I. ve II. Göktürk Devletleri hakimiyetinde yaşadıktan sonra VII. yüzyılda Balasagun merkez olmak üzere devletlerini kurdular.

Sulu Kağan önderliğinde Emevilerle uzun yıllar mücadele ettiler.

Yerleşik yaşamı benimsediler ve tarihte parayı kullanan ilk Türk topluluğu oldular.

766 yılında Karluklar tarafından hakimiyetlerine son verildi.

UYARI: İslamiyet'in Orta Asya'da yayılmasını bir süre engellemişler böylece Orta Asya Türkleri'nin Araplaşmasını önlemişlerdir.

Karluklar

VI. yüzyılda Doğu Göktürk Devleti'ne bağlı olarak, Altay Dağları'nın batısında Kara İrtiş Nehri boylarında yaşadılar.

Talas Savaşı'nde Müslümanlar'ın tarafını tutarak Orat Asya'nın Çinlileşmemesinde önemli rol oynadılar.

Talas Savaşı'ndan sonra İslamiyet'i kabul ederek Müslüman olan ilk Türk boylarından biri oldular.

Sabirler

Ural Dağları'nın Güneyineve Kuzey Kafkasya'ya yerleştiler.

VI. yüzyıldan itibaren Doğu Avrupa'ya kadar inerek bu bölgedeki Bizans ve Sasani Devleti ile mücadele ettiler.

557 yılında Avarlarla yaptıkları savaşta yenilip, bu tarihten itibaren gittikçe zayıflayarak tarih sahnesinden silindiler.

Sibirya bölgesi, Sibirlerin bu bölgede yaşamalarından dolayı bu adı almıştır.
İlk Türk Devletlerinde Kültür ve Uygarlık

Devlet Yönetimi

Uygurlar dışında bütün Türk Devletleri göçebe devlet şeklinde yaşamışlardır.

Aileler obaları, obalar boyları, boylar ise budunları meydana getirirdi.

Devlet, hanedanın ortak malı kabul edilirdi.

Hakanın yetkileri "Kurultay" denilen danışma meclisi ile sınırlandırılmıştı.

UYARI : Bu durum Türk devletlerinde taht mücadelelerine sebep olmuştur. Bu yüzden Türk devletleri çok kısa sürelerde yıkılmıştır. Devlet kuzey-güney, doğu-batı, sağ-sol olmak üzere ikiye ayrılırdı. Sağı hükümdarlar yönetirdi. Senede iki kez toplanan Kurultay adı verilen bir meclis vardır. Boy beylerinden oluşurdu. Önemli kararlar alınırdı.

Kurultay, Türklerde askeri yapıda demokrasinin olduğunu gösterir.

Hukuk
İslamiyet öncesinde kurulan Türk devletlerinde yazılı hukuk kurallarına rastlanmaz.

Genelde, sosyal hayatı düzenleyen sözlü hukuk kuralları yani töreler baskındır.

Devlet yapısında töreyi uygulayan adalet teşkilatının başı hükümdardır.

Töre hükümleri ile çok ağır cezalar verildiği görülmüştür.

Ordu
İlk Türk devletlerinde kadın-erkek her Türk asker sayılırdı.

İlk düzenli Türk ordusu Asya Hun İmparatoru Mete Han tarafından kuruldu.

Ordunun başında başbuğ denilen başkomutan bulunurdu.

Türkler savaşlarda en çok sahte ricat denilen geri çekilme taktiğini uygulayarak başarılı oldular.

UYARI : Mete Han tarafından kurulan ordu, Türk Kara Kuvvetleri'nin temeli olarak kabul edilmiş ve Çin, Moğol, İran, Bizans ve Roma'yı da etkilemiştir.

Din

Tek bir tanrının varlığına inanılmış, Tanrı'ya "tengri" adı verilmişti.

Bu tanrı Gök tanrı olarak da bilinmekteydi.

Doğa da bir takım gizli güçlere inanılırdı.

Şamanizm yani iyi ruh ile kötü ruhun varlığına inanılan bir inançta yaygındı.

Öldükten sonra yaşama inanç vardı.

UYARI : İslamiyet öncesi Türklerde görülen tek Tanrı inancı, İslamiyet'in kabul edilmesinde etkili olmuştur. Bu Türklerde öldükten sonra yaşama inanılır, mezarlara Balbal'lar dikilirdi. (Balbal, öldürülen düşman sayısı kadar dikilirdi.)

Ekonomik Hayat

Bozkır kültürünün bir sonucu olarak göçebe ve yarı göçebe bir hayat sürmüşlerdir.

Göçebe hayatın bir sonucu olarak hayvancılık zorunlu geçim kaynağı olmuştur.

Bununla birlikte balıkçılık, tarım ve yağmacılık da ekonomik hayatta önemli yer almıştır.

Dil ve Edebiyat

Türklerde görülen en eski dil Göktürkçe ve alfabe olarak da Göktürk alfabesidir.

VII. yüzyılda Göktürkler tarafından Göktürk alfabesi ile yazılan Orhun kitabeleri bilinen en eski Türk yazıtları olarak kabul edilir.

Uygurlar da Uygur alfabesini kullanmışlar ayrıca hareketli harfleri bulmuş ve matbaayı kullanmışlardır.

Bilim ve Sanat

Oniki hayvanlı Türk takvimini meydana getirmişlerdir.

Bilim adamlarından meydana gelen ve Keneş Meclisi adı verilen bir meclisi meydana getirmişlerdir.

Göçebe hayat sürdükleri için taşınabilir sanat eserleri olarak kemer, kılıç, at koşumu gibi el sanatları ile uğraşmışlardır.

Uygurlar döneminde Maniheist mabetler yapılmış, mezar anıtları ve saray yapılarına da rastlanmıştır.
İslamiyet'in Doğuşu

Dünyanın Durumu

Arap Yarımadası'nın kuzeyinde Bizans İmparatorluğu, Doğu'da Sasani Devleti, Mısır'da Romalılar, Orta Asya'da Göktürk Devleti, Avrupa'da Kavimler Göçü sonrasında Batı Roma İmparatorluğu yıkılmıştı.

 Arap Yarımadası'nın Durumu

Arap yarımadası; Uzak Doğu, Afrika ve Akdeniz ülkeleri arasındaki ticaret yolu üzerinde köprü görevi yapmaktaydı.

En yaygın din çok tanrılı putperestlikti.

Bu dinin en büyük putları olan Lat, Menat, Hubel ve Uzza, Hz. İbrahim'in yapmış olduğu Kabe'de bulunmaktaydı.

Arap Yarımadası'nın en önemli bölgesi; Mekke ve Medine'nin de içinde bulunduğu Hicaz bölgesiydi.

Mekke'ye V. yüzyıldan itibaren Hz. İsmail soyundan gelen Kureyş Kabilesi hakimdi.

Hz. Muhammed Dönemi

Hz. Muhammed'in Doğuşundan İlk Vahye

Hz. Muhammed 570 yılında Mekke'de dünyaya geldi.

25 yaşında Hz. Hatice ile evlendi.

610 yılında Hz. Cebrail, kendisine Kur'an-ı Kerim'in ilk ayetlerini getirdi.

Ona ilk inananlar, eşi Hz. Hatice, amcasının oğlu Ali, Mekke'li tüccarlardan Ebubekir ve azat ettiği kölesi Zeyd'di.

621'de Medine'li 12 Müslüman Hz. Muhammed'e biat etti.

Hicret

622 yılında Mekke'li Müslümanlar artan baskıdan kurtulmak ve İslamiyet'i yaymak amacıyla Mekke'den Medine'ye göç ettiler.

Medine'liler de Akabe Biat'ından sonra Müslümanlar'ı kendi şehirlerine çağırmışlardı.

Hicret sonunda İslamiyet daha güvenli bir ortamda yayılma olanağı buldu.

Hicret sonunda Medine halkı üç gruba ayrıldı: Muhacirler, Ensar ve Yahudiler.

Siyasi ve askeri bakımdan Hz. Muhammed'in liderliği kabul edildi.


Hz. Muhammed'in Savaşları
Bedir

Bedir savaşı Medineli Müslümanlarla Mekkeliler arasında yapılan ilk savaştır.

624 yılında Bedir Kuyusu çevresinde yapılmıştır.

Savaş Müslümanlar'ın zaferi ile sonuçlandı.

Savaş sonunda, diğer İslam Devletleri içinde örnek oluşturacak ganimet paylaşma geleneği başladı.

Savaşta ele geçirilen Mekkeli esirler, Müslümanlar'a okuma yazma öğretme koşuluyla serbest bırakıldı.

Bedir Zaferi ile birlikte bedir Kuyuları ve Şam ticaret yolu Müslümanlar'ın eline geçti.

Uhud

Bedir Savaşı'nın Müslümanlar'ın zaferi ile bitmesi üzerine Ebu Süfyan komutasındaki Mekkeliler, Bedir Savaşı'nın intikamını almak amacıyla 625 yılında Medine üzerine yürüdü.

700 kişiden olaşan İslam ordusu da Uhud Dağı'nın olduğu yere geldi ve bu dağın eteklerine okçular yerleştirip savaşa başlandı.

Savaşı tam Müslümanlar kazanmak üzereyken, okçuların yerlerini terketmeleri ile savaşın kaderi Müslümanlar'ın aleyhine değişti ve islam ordusu ilk yenilgisini almış oldu.

UYARI : Bu savaşın sonucu İslamiyet'in yayılmasına engel olmadı. Müslümanlar Uhud Savaşı'nda yenilmesine rağmen İslamiyet yayılmasını devam ettirmişti. Hz. Muhammed, Mekke ve Medine arasında yaşayan kabilelerle iyi geçinerek Mekke'yi siyasi açıdan yalnız bırakma politikası izlemiştir.

Hendek

Mekkeliler Uhud galibiyeti ile istedikleri sonuca ulaşamamış, İslamiyet'in hızla yayılmasını önleyememişlerdi.

İslamiyet'i tamamen yok etmek isteyen Mekkeliler, Ebu Süfyan komutasında yeni bir orduyla, 627 yılında Medine üzerine yürüdüler.

İran'lı Salman-ı Farisi'nin önerisi üzerine şehrin etrafına hendek kazıldı.

Mekkeliler alışık olmadıkları bu savunma tekniği karşısında geri dönmek zorunda kaldılar.

Hendek Savaşı Mekkeliler'in, Müslümanlar üzerine son saldırısı oldu. Bu savaştan sonra Müslümanlar saldırı gücü elde ederken Mekkeli müşrikler savunmaya çekildiler.

Hudeybiye Barışı
Müslümanlar hac vazifesini yerie getirmek amacıyla 1500 kişiyle Mekke'ye doğru yola çıktı.

Hudeybiye Kuyusu'na gelindiğinde Mekkelilerle bir antlaşma yapıldı. Bu antlaşmaya göre;

1. Taraflar birbirleri ile 10 yıl süreyle savaşmayacaklar,

2. Arap kabileleri istedikleri tarafa geçebilecekler ancak iki taraf da kendisine bağlı olan kabileye askeri yardımda bulunmayacak,

3. Velisinin izni olmayan Mekkeli bir genç, İslamiyet'i kabul etmesi halinde Medine'ye alınmayacak fakat Müslümanlar'dan Mekke tarafına geçen olursa kabul edilecek,

4. Müslümanlar hac ziyaretini ertesi yıl da yerine getirebileceklerdi.

Hayber'in Fethi

Hz. Muhammed, 629 yılında Şam kervan yolu üzerinde bulunan Yahudi yerleşim yeri olan Hayber Kalesi'ne sefer düzenledi.

Hayber'de bulunan Yahudilerin Şam ticaret yolunda Müslüman ticaret kervanlarına zrar vermesi ve Yahudilerin Mekkelileri kışkırtarak Hendek Savaşı'na sebep olmaları nedeniyle kale kuşatıldı.

Kale kısa sürede Müslümanlar'ın eline geçti ve Şam ticaret yolunun güvenliği sağlanmış oldu.

Bu fetih sonunda Yahudilerden ilk defa haraç vergisi alındı.

UYARI : Bu fetihten sonra Arabistan Yarımadası'nda Müslümanlar'a olumsuz etkide bulunabilecek önemli Yahudi yerleşim bölgesi kalmadı.

Hayber, Müslümanlar'ın fethettiği ilk yerdir. Böylece İslam Devleti'nde fetih politikası başlamıştır.

Mu'te Seferi
İslamiyet'in ilk yıllarında İslamiyet'e davet edilen Gassaniler, bu davet için gönderilen elçiyi öldürmüşlerdi.

629 yılında bir Müslüman keşif kolu Gassanilerce pusuya düşürülüp öldürülmüştü.

Hz. Muhammed, Gassaniler üzerine kalabalık bir ordu gönderdi.

İslam ordusu Lut Gölü'nün güneyinde Gassaniler'i himaye eden Bizans ordusu ile çarpıştı, savaş Müslümanlar'ın aleyhine sonuçlandı.

UYARI : Gassaniler Bizans'la sınır komşusuydu. Gassaniler bu yüzden Bizans'ın etkisinde kaldıkları için Hristiyanlığı kabul etmişlerdir. Mu'te Savaşı Müslümanlarla Bizans ordusu arasında yapılan ilk savaş olarak kabul edilmektedir.

Mekke'nin Fethi

Hz. Muhammed, 630 ylında büyük bir ordu ile Mekke üzerine yürüdü.

Mekke üzerien yürümesinin sebebi Mekkeliler'in Hudeybiye Barış Antlaşması'nın maddelerini ihlal etmesiydi.

Mekkeliler Hz. Muhammed'e karşı koyamayacaklarını anlayınca, Müslümanlar önemli bir direnişle karşılaşmadan şehre girdi.

Hz. Muhammed Kabe'ye gelerek bütün putları kırdırdı.

Fetih'ten sonra Mekkeliler kitleler halinde İslamiyet'i kabul etti.

Huneyn Savaşı
Mekke'nin fethinden sonra civardaki bazı putperest kabileler, başta Havazin Kabilesi olmak üzere Mekke'yi geri almak için 630 yılında Huneyn denilen yerde toplanmaya başlamışlardı.

Hz. Muhammed büyük bir ordu ile Huneyn Vadisi'ne yürüdü.

Yapılan savaşta İslam ordusu zafer kazandı.

Bu savaşta putperestlere Taif kenti yardım etmişti.

UYARI : Huneyn Savaşı ile Arap Yarımadası'ndaki son putperest tehlike önlendi.

Taif Seferi

Huneyn Savaşı'nda Taifliler'in putperestlere yardım etmesi üzerine, Hz. Muhammed 630 yılında Taif üzerine bir sefer düzenledi.

Müslümanlar Taif Kenti'ni kuşattılar, fakat surlarla çevrili kenti alamadılar.

Ertesi yıl Taifliler elçi göndererek İslamiyet'i kabul ettiler.

UYARI : Böylece, Hz. Muhammed döneminde Hicaz tamamen Müslümanlaştı.

Tebük Seferi

Bizans İmparatoru Heraklius'un Arabistan üzerine büyük bir sefer yapacağı haberinin alınması üzerine,

Hz. Muhammed 631 yılında 30.000 kişilik bir ordu ile Bizanslıları durdurmak için yola çıktı.

Tebük denilen yere gelindiğinde haberin asılsız olduğu anlaşıldı.

Tebük seferi sırasında, bölgedeki bir çok Arap kabilesi İslamiyet'i kabul ettiği için, sefer Müslümanlar açısından faydalı oldu.

UYARI : Tebük Seferi ile Gassaniler'in Müslüman olması ve Suriye fetihleri için ortam hazırlamıştır.

Veda Haccı ve Hz. Muhammed'in Son Yılları

Hz. Muhammed 632 tarihinde hac görevini yerine getirmek için 125 bin kişilik bir toplulukla Mekke'ye geldi.

peygamber Müslümanlar'a Kur'an'ın tamamlandığını bildirdi.

Hz. Muhammed'in bu haccına "Veda Haccı", okuduğu hutbeye de "Veda Hutbesi" denir. Hutbede, Peygamber insanlara Allah'tan başka ilah olmadığını, kadınlara ve kölelere iyi muamele edilmesini, Cahiliye Devri'nden kalma kan davalarından vazgeçilmesini söyledi.

Hz Muhammed Medine'ye döndükten sonra hastalanarak 8 Haziran 632'de 63 yaşında vefat etti.

Arap Yarımadası'nda putperestliksona ermiş İslamiyet yayılmış, siyasal birlik sağlanmış, İslam Devleti'nin temelleri de atılmıştı.

Dört Halife Dönemi

Hz. Ebubekir Dönemi

Hz. Muhammed'in ölümü üzerine Hz. Ebubekir 632 yılında halife seçildi.

Bu arada Arabistan'da bazı kabileler dinden dönmüş,Yemen'de de yalacı peygamberler ortaya çıkmıştı.

Halid Bin Velid komutasındaki İslma ordusu Yemen'e gönderilerek yalancı peygamberler ortadan kaldırıldı.

Başka bir İslam ordusu Irak ve Suriye üzerine gönderildi.

634 yılında yapılan Yermuk Savaşı ile Bizans orduları yenildi ve Suriye kapıları Müslümanlar'a açıldı.

Hz. Ebubekirdöndeminde Kur'an-ı Kerim'in ayetleri toplandı ve bir kitap haline getirildi.

Hz. Ebubekir 634 yılında hastalandı ve 63 yaşında vefat etti.

UYARI : Hz. Muhammed'in yaymış olduğu İslamiyet, Hz. Ebubekir döneminde iyice kökleşmiştir.

Hz. Ömer Dönemi

Hz. Ebubekir'in vefatı üzerine 634 yılında Hz. Ömer halife seçildi.

635 yılında yapılan Ecnadin Savaşı sonunda İslam orduları galip geldi ve Suriye Müslümanlar'ın denetimine girdi.

UYARI : Bu savaşla İran yolu Müslümanlar'a açıldı.

Suriye'nin yanı sıra Filistin ve Kudüs de denetim altına alındı.

UYARI : Suriye'nin denetim altına alınması ile birlikte İslam dünyası Anadolu ile komşu olmuştur.

632 yılında Amr İbn-ül As komutasındaki islam ordusu, Bizans'ın elinde bulunan Mısır'ı fethetti.

UYARI : Mısır'ın alınması ile İslamiyet ilk defa Kuzey Afrika'da yayılmaya başladı. Böylece, Bizans İmparatorluğu'nun Kuzey Afrika'daki egemenliği sarsıldı.

634 yılında Ebu Ubeyde komutasındaki İslam ordusu Köprü Savaşı'nda Sasanilere yenildi. Sa'd Bin Ebi Vakkas komutasında yeni bir ordu , 636 yılında Kadisiye Savaşı'nda Sasani ordusunu yendi ve bütün Irak'ı ele geçirdi.

UYARI : Bu dönemde, Suriye, Filistin ve Kudüs'ün Müslümanlar tarafından alınması ile Bizans'ın Orta Doğu'daki varlığı sona erdi.

Sasani ordusu, 642 yılında yapılan Nihavend Savaşı ile tekrar yenildi. Bu savaş ile Sasani Devleti sona erdi.

Hz. Ömer Dönemindeki Teşkilatlanma Çalışmaları

Hz. Ömer zamanında bir çok fetihler yapıldığı için devlette teşkilatlanmaya olan ihtiyaç arttı.

Teşkilatlanmada Sasani ve Bizans etkisi görülür.

Mali ve askeri özellik taşıyan ilk "divan örgütü" kuruldu.

Fethedilen yerler, ilk defa yönetim birimlerine ayrıldı.

Adli teşkilatlanmaya önem verildi.

İslam Devleti'nde ilk kadı bu dönemde atandı.

Hicri takvim düzenlendi.

Hz. Osman Dönemi

Hz. Ömer'in ölümü üzerine 644 tarihinde, Emevi soyundan Hz. Osman halife seçildi.

Abdullah Bin Sa'd komutasında İslam ordusu Tunus bölgesini aldı.

Suriye valisi Muaviye, 649 yılında Kıbrıs, Rodos ve Girit'i fethetti.

Azerbaycan'ın fethi tamamlandı.

Trablusgarp, Tunus, Horasan ve Harezm ele geçirildi.

Kur'an-ı Kerim çoğaltıldı.

UYARI : Bu, Kur'an-ın değişmeden günümüze kadar gelmesini sağladı.

Hz. Osman Emevi kökenli olduğu için kendi sülalesinden olan kişileri devlet içinde önemli mevkilere getirdi.

UYARI : Bu durum İslam dünyasında ileride ortaya çıkacak ayrılıklar için zemin oluşturmuştur.

Hz. Osman, 656 yılında bir ayaklanma sırasında öldürüldü.

Hz. Ali Dönemi

Hz. Osman'ın ölümü üzerine Hz. Muhammed'in damadı ve amcası Ebu Talib'in oğlu olan Hz. Ali halife seçildi. Hz. Ali'nin halifeliği Emeviler sülalesinin hoşuna gitmedi.

Topraktan geldik topraga donecegiz......

Yazar türklerklanı : Karisik
Ne demek sizce şu başlıkta gördüğünüzün anlamı bakalım yorumlayacak kaç kişimiz var hıh oh be blogcunun güzel smileylerinden kullandım